Kişisel Gelişim

İçimizdeki çocuk ne istiyor?

İçimizdeki çocuk ne ister?

İçimizde bir çocuk ile ilgili bir çok şey duydum. Ancak en fazla bilgiyi ise kendi yaşamımda edindim. Bu makalede “İçimizdeki çocuk ne ister!” sorusuna yanıt olabilecek ipuçlarına yer vermek istedim.

Kendimizden yaşça küçük insanlarla, özellikle de çocuklarla anlaşabilmenin en iyi yolu, içimizdeki çocukla temas kurabilmektir. Onunla temas kurduğumuzda yaş farkının çok önemi kalmaz.

İçimizdeki çocuk aynı zamanda daha neşeli, canlı, sevgi dolu olmamızın tek yoludur. İçindeki çocukla hiç iletişim kuramayan biri hem çok ciddi, bencil, hatta gaddar olabilir. Bir insanın şiddete meyilli olmasının belki de en büyük sebebi çocukluk çağlarında yaşadığı bir travma veya travmalar sonucu içindeki çocuğun zarar görmemek için gizleme savunma mekanizmasını kullanması bana göre. Çok ciddi, gülmeyi unutan bir insanın ardında acı çeken bir çocuk vardır.

Hayatımın belirli dönemleri hariç samimi, şakacı bir insan oldum. Ancak bu tanımadığım insanlara da o şekilde davrandığım anlamına gelmiyor. Çünkü henüz tanımadığım bir insanın içimdeki çocuğu incitmesini göze alamıyorum. Ancak içimdeki çocuğun hep orada olduğunu biliyorum.

İyi bir anne – baba olmak içimizdeki çocuğa sahip çıktığımızda mümkündür. Aksi halde çocuklarımızı anlamamız mümkün olmaz ve onların birer yetişkin gibi davranmalarını bekler dururuz. Bu onlara yaptığımız büyük bir eziyettir. Çünkü çocuk çocukluğunu yaşamalıdır. Mutsuz geçen bir çocukluğun ardından ise, çok mutlu bir yetişkinlik gelmez.

Bazı zamanlar öyle net bir şekilde görmeye başladım ki, ben hayatımın her döneminde aynı kişiyim. Hem o şımarık, hareketli çocuk, hem delikanlılık çağımdaki o enerjik, neşeli genç ve de şu an olduğum kişiyim. Henüz baba olmadığım için nasıl bir baba olurum bilemem. Ama genellikle, yeğenlerimle iyi geçinen, iyi bir dayı oldum sanırım. Onlarla birlikte oyuncak oynadım, birlikte gezdik, güzel muhabbetler yaptık.

Her koşulda içimdeki çocuk hem benimle,i. Ben zaten aynı çocuğum. Aynı genç ve aynı yetişkin. Bunu en iyi anladığım anlar ağlarken kendimi nasıl hissettiğimdi. Çok üzülüp ağladığımda kendimi tamamıyla aynı çocuk olarak hissettiğim oldu. Ağladığımdan bahsetmekten çekinmiyorum. Çünkü ağlamak duygusal yüklerden arınmayı sağlayan harika bir lütuf bence. Asıl ağlayamadığım dönemlerde daha büyük sorunlar yaşadığımı çok iyi hatırlıyorum. “Erkek adam ağlamaz. Çocuk gibi ağlama. Aman ne sulu göz adam bu.” gibi telkinler bizi doğamızın harika mucizesi den alıkoyan birer engel. Kalbinden süzülüp geliyorsa gözyaşları kalbi temizleyip, ağır yükünü boşaltmasına ve şifalanmasını sağlar.

İçimizdeki çocukla nasıl bağlantı kurabiliriz?

1) Çocukları gözlemleyin.

İçtenliklerine, dürüstlüklerine, kalplerinden geçen şeyi nasıl istediklerine, en küçük şey için bile nasıl mutlu olduklarına dikkat edin. Onlar oldukları gibi davranıyorlar. İçleri de, dışarı da bir. Akıllarından geçeni pat diye söylerler. Çocuklarla iyi anlaşmaya başladığınızda, içinizdeki çocukla da bağlantı kurarsınız.

2) Evcil veya sokak hayvanlarını gözlemleyin.

Hayvanlar anı yaşarlar. Üzgün olduklarında bile, bir lokma ekmekle karınları doyduğunda mutlu olurlar. Onlarla ilgilendiğinizde, ilginize karşılık verirler, size daha fazla güvenip, yaklaşırlar. Bir köpeğin başını okşamanız bile ona büyük mutluluk verir. Uykuları geldiğinde uyur, bir ses duyduklarında ona dikkat ederler. En güzeli de karşılık beklemeden sizinle yaklaşırlar. Elbette siz ona iyi davranırsanız sizi daha fazla sahiplenir ve sizi korumaya çalışırlar. Karınları acıktığında istemeye çekinmezler. Doğaldırlar. Rol yapmazlar. Olduklarından farklı görünmeye çabalamazlar. Sizi yargılamaz ve küçümsemezler. Onlar yaşayan melekler gibidirler. Çocuklarla iyi anlaşırlar ve çocuklar da onlarla iyi anlaşır. Hayvanlarla iyi geçinen insanlar çoğunlukla içlerindeki çocukla bağları kurabilen insanlardır. İçimizdeki çocukla bağlantıyı tekrar kurabilmek için hayvanlarla temas kurabiliriz. Bir evcil hayvan edinebilirsiniz. Böylelikle bir süre sonra daha mutlu, anlayışlı, sevgi dolu olduğunuzu farkedebilirsiniz.

3) Oyun oynayın.

Oyunlar çocukların vazgeçilmezidir. Oyun oynarken çok mutlu olurlar. Çocuklarla birlikte oyunlar oynayın. Bu sayede çocukken hissettiklerinizi tekrar hissedebilir ve içinizdeki çocuğun dışarı çıkmasını sağlayabilirsiniz.

4) Her şeyi çok fazla ciddiye almayın.

Yaşamak çok ciddiye alınamayacak kadar güzel. Üzerinde ciddi bir şekilde düşünmemizin iyi olacağı konular elbette olabilir. Ama herşeyi ciddiye almak içimizdeki çocuğa, “Git. Seni gözüm görmesin.”, demektir.

5) Esprili, şakacı insanlarla daha fazla vakit geçirin.

Şaka, espri, mizah içimizdeki çocuğa iyi gelen şeyler. Bilirsiniz ki, çocuklar şakaşaşmayı bayılır.

6) Daha fazla gülümseyin hatta gülün.

Mutluluk anlarımızda içimizdeki çocuk da mutludur. Mutluyken nasıl gülüyorsak, aynı şekilde gülüşümüz zaman da mutlu hissederiz. Biz mutluysak içimizdeki çocuk da mutludur. O mutluysa, biz de mutluyuzdur.

7) Yetişkin olmakla ilgili tüm tanımlarınızı yeniden gözden geçirin.

Yetişkin olmak zorluklarla karşılaştığında gülümsemeye devam edebilmek; içimizdeki çocuğa, diğer çocuklara, kendimize ve diğer insanlara sevgi ve şefkatle davranabilmektir. Hatta canımız yandığında ağlayabilmek; sevdiklerimize sevgimizi ifade edebilmek; acılarımızla, korkularımızla yüzleşebilmek ve içimizdeki çocuğa “Korkma. Her şey yolunda. Saklanmana gerek yok. Bu geçici bir durum. Üstesinden geleceğiz.”, diyebilmektir.

8) Kalbinizi, sevgi ve şefkate yeniden açın.

Sevgi en doğal halimizdir. Ne kadar sevgi dolu olursak, içimizdeki çocukla bağlantımız o kadar güçlenir.

9) Anı yaşayın.

Günü birlik yaşamayı kastetmiyorum. Anın farkındalığı içinde olmak, yaptığımız şeyleri çocuklar gibi mutlu olarak yaşayın. Bu çocukların en doğal halidir. İçinizdeki çocuğun, yani sizin en doğal haliniz anı yaşamaktır. Elbette planlar yapmak, belli bir programı takip etmek gerekiyorsa, yapmamızda sakınca yok. Programın her adımında, anın içinde olabiliriz. Yediğimiz yemeğin, içtiğimiz kahvenin, kokladığımız çiçeğin, aldığımız nefesin, attığımız adımın farkında olarak, tüm bunları zevle, mutlulukla yapabiliriz.

Peki içimizdeki çocuk ne istiyor?

Bence içinizdeki çocuk, sevdiğiniz; yapmaktan hoşlandığınız; sizi mutlu eden şeyleri yapmaya vakit ayırmanızı istiyor. Güvende hissetmek, sevmek ve sevilmek istiyor. Mutlu olmak istiyor. Daha doğru bir cevap için, neden ona sormuyorsunuz?

Umarım bu makalede faydalı bulduğunuz maddeler bulabilmişsinizdir. Makaleyi beğendiyseniz yorumlarda belirtirseniz, benzer makaleler yazmam için beni teşvik etmiş olursunuz.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Etiketler

Kozmodans

İstisnasız her insanın dünya'ya önemli bir amaçla geldiğine inanıyorum. Buna yaşam amacı diyoruz. Ben yaşam amacımın yeni şeyler öğrenmek ve bunu başkalarıyla paylaşmak olduğuna inanıyorum.Sizin yaşam amacınız ne?

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Web sitemize destek olmak için lütfen reklam engeleyici eklentinizi pasif hale getirebilirsiniz.