Öne çıkanSağlıkYaşam

Sağlığımızın öneminin ne kadar bilincindeyiz?

Sağlığımızın ne kadar bilincindeyiz?

Kime sorsanız sağlığımızın ne kadar önemli olduğundan bahseder. Ancak ne kadar önemli dersek diyelim bu onun ne kadar önemli olduğunu açıklamaya yetmez.

Uzun zaman çeşitli sağlık sorunları ile yüzleşmek durumunda kalmama rağmen kendimi sağlıklı hissettiğim zamanlarda sağlığımın öneminin tam olarak farkında olmadığımı anladım. Ancak hasta olduğum zamanlarda sağlıklı olmamın bir lütuf olduğunu hissedebiliyordum.

Sağlık, sağlıklı olmak, sağlıklı bir beden gerçek anlamda bir lütuf. Kelime anlamı ile algılayamayacağımız bir şey bu. Nefes almak, yürümek, koşmak, hareket edebilmek, kısacası günlük hayatta kolayca yapabildiğimiz her şey birer lütuf. Bunu zihinsel olarak anlamak, gerçek anlamda anlamak anlamına gelmiyor. Çünkü eğer tüm bunların lütuf olduğunu gerçekten hissedebilseydik, her anımızı şükran duyarak, mutlulukla, sevinçle geçirdik.

Bizler bir şeylerin kıymetini onu kaybetmeden, değerini başımıza tam zıddı gelmeden tam olarak anlayamıyoruz. Çünkü bizler İyi-Kötü, Olumlu-Olumsuz arasında kıyaslama yaparak anlamaya çalışıyoruz. İyinin değerini kötüyü görmeden bilemiyoruz. Çünkü 3 boyutlu realite, her şeyin zıddı ile anlam bulması, dualite gibi kuralları içeriyor. 3 boyutlu bir realitede iyi ancak kötü ile birlikte varolabilir. Yani kötü olmazsa iyi de olmaz. 3 boyutlu realiteyi algılayan zihnimiz bir şeyin varlığını ancak zıddı varsa algılayabilir. Sanırım bu da iyinin değerini anlamak için kötüyü, doğruyu algılayabilmek için yanlışı, sağlığı algılayabilmek için hastalığı da bilmek, görmek algılamak anlamına geliyor.

Son zamanlarda yaşadığım sağlık sorunları ile farkına vardığım şey ise, sağlıklı iken aslında sağlığımın öneminin tam olarak farkında olmadığımdı. Hasta iken sağlığın lütuf olduğunu hissettim. Ancak yine de tam olarak sağlığın ne kadar önemli olduğunu anladığımı söyleyemem. Çünkü eğer sağlık, sağlıklı olmak bu kadar önemli ise, nefes aldığım için bile şükran duyarak hayatımı bayram gibi kutlama yaparak yaşamam gerekir.

Nefes almak, güzel tatlar ile karnımızı doyurmak, uyumak, uyanmak, yürümek, çiçeklerin kokusunu almak, meltemi tenimizde hissetmek, sevdiklerimizle birlikte geçirdiğimiz güzel zamanlar… Yani her anımızı şükran içinde yaşamak için yetip artacak kadar lütufla dolu bir hayatımız var.

O kadar güzel şeye sahip olduğumuz halde bunlar için minnettar olmak yerine, sahip olmadığımızı düşündüğümüz tek bir şey için üzülebiliyoruz.

Bu söylediklerimin mantıklı zihnimiz kısıtlı olarak algılayabiliyor maalesef. Mavi renk bir arabamız var ama biz neden beyaz değil diye üzülüyoruz. Karşılaştığımız biri bize selam diyor, “Neden merhaba demedi.” ye sorun ediyoruz. Eşimiz bize kendi elleriyle yemek yapıyor, neden börek yapmadı diye hem kendimizi hem de eşimizi üzüyoruz. Ne kadar güzel bir hayatımız olursa olsun nir eksik veya kusur bulup hayatımızı cehenneme çevirebiliyoruz.

Oysa iyilik de kötülük de, doğru da yanlış da, güzellik de çirkinlik de sadece bakış açımızda. Biz neyi görmeyi seçiyorsak realitemiz o oluyor. Dikeni var diye gülün güzelliğinden bi haber yaşamak zorunda değiliz. Diken gülün bir parçası, bu gülün güzelliğine leke düşürmez.

Kozmodans

İstisnasız her insanın dünya'ya önemli bir amaçla geldiğine inanıyorum. Buna yaşam amacı diyoruz. Ben yaşam amacımın yeni şeyler öğrenmek ve bunu başkalarıyla paylaşmak olduğuna inanıyorum.Sizin yaşam amacınız ne?

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Web sitemize destek olmak için lütfen reklam engeleyici eklentinizi pasif hale getirebilirsiniz.