Öne çıkanYaşam
Trend

Saldırganlık gerçekten güçlü olunduğunu mu gösterir?

Neden saldırganlık?

Neden saldırganlık?

Tarih boyunca saldırganlık gücü ispat etmenin bir yolu olarak görüldü. Beraberinde şiddet, baskı, zulüm, istila şeklinde vücut buldu. İnsanlık tarihimiz savaşlar, taht kavgaları, devrilen iktidarlar, isyanlar la dolu.

İnsanlık belki bir noktaya kadar sanayi, teknoloji ve bilim alanında ilerleme de kaydetti. Sanat, tıp ve estetik alanlarında da oldukça ilerleme kaydettik.

Savaş gerçekten gerekli mi? Sahip olduklarımızı geliştirmek, yaşadığımız toprakları daha iyi değerlendirmek yerine daha fazla toprağa, ganimet sahip olmak adına başka insanların yaşadığı topraklara sahip olmak için canlarımızı, mallarımızı feda etmek, başka insanların canlarını hiçe sayıp, mallarına göz dikmek bir gelişme mi?

Esasında olan şey yıllarca, hatta belki de yüzyıllarca kazandıklarımızı kaybettik her savaşta. Savaş her iki tarafın da kaybetmesi demektir. Savaşlar için silaha harcadığımız zamanı, emeği, parayı bilim, sanat, estetik, tıp, toplumsal gelişim alanlarında harcasaydık insanlık olarak da gelişirdik. Ve savaşlar insanlığın gelişim sürecinde geçmişteki hatalardan biri olarak kalabilirdi.

Evrensel açıdan ise insanlık kendisi ile savaştığında kaybeden yine insanlıktır. Akan her kan insanlığın kanıdır. Bir kişi bile başka biri tarafından yaralansa, bu tüm insanlığı etkiler.

Virüs vücuda bulaştığında bütün beden hastalanır?

Grip olduğumuzda burnum, boğazım grip oldu demeyiz. Grip oldum deriz. Pandemi sürecinde daha iyi anladık ki, korona belirli bir grubu değil, bütün dünyayı, insanlığı etkiledi. Tüm dünya’da korona ile mücadele ediliyor.

Bu duruma insanlık, tek bir canlı gibi tepki veriyor. Ki şu anki bakış açımızdan bütünü görmesek bile, her şeyin bütünü oluşturduğunu, varolan her şeyin bütünün birer parçası olduğunu gösteriyor. Hücrelerimiz dokularımızı, dokularımız organlarımızı ve hepsi bedenimizi oluşturuyor.

Aynı mantıkla her bir beden, her bir insan, her bir canlı, her bir varlık bütünü meydana getiriyor. Hücrelerimiz canlı ve daha büyük bir canlının, yani bizim birer parçamız. Bizler de daha büyük bir canlının parçasıyız.

Bedenimizin herhangi yerinde dokularımız, o bölgedeki hücrelerimiz zarar gördüğünde etkisini hissederiz ve bu bütün vücudumuzu etkiler. Bu sebeple insanlık canlı ve daha büyük bir canlı varlıksa; bir kişi bile hasta olsa, zarar görse, canı yansa insanlık hasta olur, insanlığın canı yanar.

Saldırganlık bütün insanlığı hasta eden bir hastalıktır. 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı zamanları insanlığın büyük acılar çektiği, zarar gördüğü, güçten düştüğü, fakirleştiği zamanlardı.

Saldırı varsa savunma da gelişir. Oysa güçlü bir bünye hastalıkla kolaylıkla ve hızla mücadele edebilir. Etkisini hissetmeyebilir bile.

Saldırganlık, savaş, öfke, intikam güçlü olmak değildir. Aksine hepsi tedavi edilebilen birer hastalıktır.

Saldırganlık hastalıklıksa, asıl güç nedir? Bütünün hayrına hareket etmek, her şeyde bütünün hayrını göstermek, sevgi, dayanışma, yardımlaşma gibi, olumlu yaklaşım, faaliyet ve duygular bütünü güçlendirir. Yıkıcı olmak güçsüzlük iken, yapıcı olmak güçlü olmanın göstergesidir.

İnsanoğlu daha büyük bir anlayışın eşiğinde. Daha büyük bir gerçekliğe doğuşun sancılarını yaşıyoruz. Umut ediyorum ki gerçekliğe dair bilgeliğimiz arttığında asırlardır süren cehalet son bulacak. Şiddet cehaletin ürünüdür. Bilgi sahibi olmakla bilgeliğe erişmek arasındaki fark gibi; sebebi ne olursa olsun, ne kadar mantıklı gerekçeleri olursa olsun; yapan alim bile olsa ŞİDDET yine de CEHALETTİR.

Makaleleri yoğun bir düşünce süzgecinden geçirerek yazıyorum. Ancak yine de bir şekilde hatalı ifadeler, yazım hataları veya yanlış anlaşılmalar olabilir.

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim.

Etiketler

Kozmodans

İstisnasız her insanın dünya'ya önemli bir amaçla geldiğine inanıyorum. Buna yaşam amacı diyoruz. Ben yaşam amacımın yeni şeyler öğrenmek ve bunu başkalarıyla paylaşmak olduğuna inanıyorum.Sizin yaşam amacınız ne?

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Web sitemize destek olmak için lütfen reklam engeleyici eklentinizi pasif hale getirebilirsiniz.