Kişisel GelişimYaşam

Şimdi yaşama zamanı… Belki de başka bir şeye ihtiyacımız yoktur.

Şimdi yaşama zamanı… Belki de başka bir şeye ihtiyacımız yoktur.

Öyle bir çağda, dönemde yaşıyoruz ki, istediğimiz bir şeyi internetten sipariş verip kısa zamanda adresimizde teslim alabiliyoruz. İstediğimiz bilgiye internetten anında ulaşabiliyor. İstediğimiz kişi ile ister sesli, istersek görüntülü görüşmeler yapabiliyoruz. Hatta istediğimiz meyveyi, sebzeyi mevsimi olmamasına rağmen bulup tüketebiliyoruz. O kadar hızlı ulaşıyor ve bir o kadar hızlı tüketiyoruz ki, bu hız ve temponun içerisinde sahip olduğumuz şeylerin keyfini fazla çıkaramadan bir başkasına yöneliyoruz. İlişkilerimiz bile olması gerekenden hızlı ilerleme kaydediyor ki çok çabuk sıkılıyoruz. 

Çağımızın ve belki de en büyük sorunu pek çok şeye çok hızlı sahip olabildiğimiz için, her şeyin anında sonuçlanmasını beklemek. Ancak mutlu olmak, yaşamdan tat almak için, her şeyin bir gelişme, olgunlaşma ve meyve verme süreci olduğu bilerek, sabretmek gerekiyor. Bunun için de günümüz dünyasının hızlı ritmi, koşuşturması, telaşı içinde biraz yavaşlamak, soluklanmak ve nefes almak büyük önem taşıyor.

İlerlemek için çalışmak, hareket etmek elbette önemli; ancak yaşadığımız hayatın farkında olmak, hissederek yaşamak bize gerçekten yaşadığımızı hissetireceği için daha önemlidir.

Şu an’ın farkında yaşamak

Anı yaşa! Carpe diem! Duymuşsunuzdur. Belki de onun anlamını çok iyi biliyorsunuz. Bu bazılarımızın uyguladığı ve mutlu, keyifli,doyum veren bir hayat yaşamasına yardımcı olsa da bir kısmımızın hala yanlış anlayıp, uygulamaktan kaçındığımız bir kavram. Ancak anı yaşamayı öğrenmek mutluluğu da beraberinde getirecektir. Burada aslında anlatılamak istenen yaptığımız her şeyi tadını çıkarmak. 

Mesela; yediğimiz yemeğin harika tadını hissederek yemek. Saçlarımızı dalgalandıran meltemin tenimize dokunuşunu hissedip keyif almak. Dikkatimizi yaptığımız şeye verip o an sadece burada, anda şimdi de yaşamak. Günübirlik zevklere dalıp, geleceği planlamadan hareket etmek değil; geçmişe veya geleceğe saplanıp kalmadan, sahip olduğumuz tek zamanın, şimdinin farkındalığı ile yaşamak.

Anı yaşamayı gerçekten başardığımızda hayatımızı dolu dolu, hissederek yaşarız. Gerçekten yaşadığımızı hissederek yaşarız. Aynı anda hem sevgilimizle mesajlaşıp, youtube’da video izlerken, facebook, twitter, instagramda beğeniler yapmaya alıştığımız günümüz dünyasında bu söylediklerimi yapmak çoğumuza çok zor görünse de, aslında dikkatimizi tek bir şeye yönelttiğimizde yaşadığımız aldığımız verim çok daha fazla olacaktır. Bu konuyu başka bir yazıda ayrıntılı bir şekilde yer vermek daha faydalı olacaktır. 

Sahip olduklarımız için minnet duymak olmak

Eğer farkına varabilirsek şu anda sahip olduklarımız bile bize mutluluk verecektir. Bu zihnimizi sahip olmadıklarımız için üzülmek yerine, sahip olduklarımız için mutlu olmak yönünde yönledirmeyi gerektirir. Düşüncelerimiz üzerinde denetim sahibi olduğumuzda onları değiştirebiliriz. Düşüncelerimizi değiştirdiğimizde, duygularımız; duygularımız değiştiğinde ise hayatımız değişir. 

Bunu yapabilmek için Kişisel Gelişim Eğitimleri, NLP Teknikleri, Subliminal Telkinler, Ruhsal İnanç Sistemleri gibi bize oldukça yardımcı olacaktır. Şükretmek, gerçekten minnet duymak işin özü aslında. Şükretmek belki de çoğumuzun dilinden düşmese de, bunu içimizde tam olarak hissedebilecek kadar minnet duyduğumuzda, zaten zihnimizden olumsuz düşünceler kolaylıkla uzaklaşacaktır.

Her şeye bir anda sahip olmayabiliriz, ancak sahip olduklarımızın değerini bilmek ya da bilmemek bizim seçimimizdir.

Kozmodans

İstisnasız her insanın dünya'ya önemli bir amaçla geldiğine inanıyorum. Buna yaşam amacı diyoruz. Ben yaşam amacımın yeni şeyler öğrenmek ve bunu başkalarıyla paylaşmak olduğuna inanıyorum. Sizin yaşam amacınız ne?

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Web sitemize destek olmak için lütfen reklam engeleyici eklentinizi pasif hale getirebilirsiniz.